Bilişim Koleji | mamak özel okullar arşivleri - Bilişim Koleji

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

Şimdi Kayıt Zamanı

Ankara'nın LGS ve YKS Başarısı En Yüksek Kolejinde Kayıtlar Başladı!

Online Eğitim

Mozy Destekli, Canlı ve Etkileşimli Sınıflarda EDOP Akademi Online Dersler Devam Ediyor!

Hakkımızda

1996 yılında Ankara Kızılay’da İklim Eğitim Anonim Şirketi bünyesinde başlayan eğitim faaliyetlerimiz, geleneksel eğitim ve öğretim anlayışının her zaman ötesine geçerek, yeni nesillerin hayal dünyalarını ve keşfetme duygularını geliştiren, okul yaşantısını ve öğrenmeyi keyifli hale getiren çağdaş eğitim mekanlarıyla ve binlerce mezunuyla "Ankara’nın en kaliteli özel okulu" ödülünü alan kurumlarımız dinamik eğitim anlayışı ile özel okulculuğa yeni bir soluk getiriyor.

Eğitsel Yazılar

Duygusal zeka nedir? IQ ve EQ farkı nedir? Ankara ozel okullar ve Ankaradaki özel okullar listesi arasında yer alan Bilişim Koleji açıklıyor.

Duygusal Zeka Nedir?

Zekanın mantıksal, sözel, görsel, içsel, bedensel, ruhsal ve sosyal gibi pek çok açıdan sınıflandırılması mümkündür. Ama günümüzde yaygın olarak yapılan sınıflandırma ile zeka türleri, EQ ( emosyonel- sosyal-duygusal) ve IQ (Intelligence-dinamik-zihinsel) şeklinde ikiye ayrılmaktadır. Ankara ozel okullar arasında öne çıkan Bilişim Koleji olarak, duygusal zeka ve bunun öğrenmeye etkilerini ele aldık. Duygusal zeka nedir, duygusal zeka modelleri nelerdir, soruları ile çocuk gelişimi üzerinde çalışmalarımıza yön vermekteyiz.

Duygusal zeka nedir ve modelleri nelerdir? Ankara ozel okullar ve Ankaradaki özel okullar listesi arasında yer alan Bilişim Koleji açıklıyor.

Duygusal Zeka Nedir?

IQ’nun yaşam ile çok fazla ilişkisinin bulunmamakla birlikte sosyal hayatın, sevk ve idarenin tamamen EQ tarafından geliştirilerek kazanılan bir zeka türüdür. Ancak günümüzde duygusal zekayı ölçen testler ne yazık ki IQ testleri kadar kesin sonuçlar vermemektedir.

Duygusal Zekanın Etkileri Nelerdir?

Çocuklar üzerinde duygusal zekanın neden bu kadar önemli olduğu konusunu araştıracak olursak; zeka türleri içerisinde yer alan duygusal zeka, çocuğa kendi duygularını da başkalarının duygularını da anlama yeteneği tanır. Örneğin, çocuğun IQ’su ile yüksek  puanlı ve iyi derecede bir okula yerleştiğini varsayalım. Çocuğun okulda yaşadığı mutluluk duygusal zekanın sayesinde belirlenmektedir. Öğretmenleriyle, okul arkadaşlarıyla ve ileriki dönemlerde iş arkadaşlarıyla nasıl geçindiği ya da işini ne kadar sevdiği IQ’su değil EQ’su tarafından belirlemektedir. Burada dikkat çekici ve sevindirici olan durum duygusal zekanın doğuştan değil, çocukların içinde gelişmesidir. Bu noktada ise öğretmenlere ve ebeveynlere önemli ve büyük görevler düşmektedir.

Duygusal zeka türleri nedir ve modelleri nelerdir? Ankara ozel okullar ve Ankaradaki özel okullar listesi arasında yer alan Bilişim Koleji açıklıyor.

Ankaradaki özel okullar listesi içerisinde başarılarıyla dikkatleri üzerine çeken Bilişim Eğitim Kurumları olarak, öğrencilerimizin duyusal zekalarını geliştirici çalışmalar yürütmekteyiz. Çocuklarımızın doğuştan gelen IQ’sunun yanında yüksek EQ’lu olarak yetişmelerini amaç edinmekteyiz. Duygusal zeka pek çok şekilde geliştirilebilmektedir. Özenli bir şekilde dizayn oyunlar ve oyuncaklar, duygusal zekanın gelişmesi için yardımcı olmaktadır. Anasınıfı ve kreşler içerisinde gerçekleştirdiğimiz oyunlarımızla da öğrencilerimizin duygusalar zekalarını geliştirmeyi hedeflemekteyiz.

Duygular, zaman zaman aşırı ya da korkutucu olabilmektedir. Bu nedenle de çocuk gelişiminde oyuncak seçimi sırasında çok fazla dikkatli olunması gerekmektedir. Duygusal zeka eğitimi için seçilen oyuncakların şu kriterleri taşıması gerekmektedir:

  1. Çocuğun duygularını keşfetmesini sağlama.
  2. Çocuğun duygularını net bir şekilde ifade etmesine yardımcı olma.
  3. Diğer insanların, çocuğun duyguları konusunda neler söylemek istediğini duyması ve anlamasına katkıda bulunmak.

Bu kriterler çocuklarda duygusal zekanın gelişmesinin de temelini oluşturmaktadır. Duygusal zeka çocukların gelişimi ve yaşamı için çok önemlidir. Ankara ozel okullar içerisinde bulunan Bilişim Koleji olarak biliyoruz ki mutlu çocuklar; başkalarını anlayan, dinleyen, kendini ifade edebilen, başkalarının duygu ve düşüncelerine saygı duyan bireyler demektir. Bu durumda IQ’nun yanında duygusal zekanın da gelişmesi mutlu ve başarılı çocukların yetişmesini sağlayacaktır.

Duygusal Zeka Modelleri Nelerdir?

Ela alınış açısından duygusal zeka modeller, iki farklı incelenmektedir. Yetenek modeli ve karma model olan bu modellere göre duygusal zekanın etkileri de farklılık göstermektedir. Yetenek modeli bağlamında, duygusal zekanın bir yetenekler grubu olduğu ifade edilmektedir. Resim yapmak örneğinde olduğu gibi duygusal zekanın da bir yetenek olduğu varsayılmaktadır.

Bir diğer duygusal zeka modeli olan karma modelinde ise duygusal zeka kavramı sadece bir yetenek olarak algılanmayıp; kişisel özellikler, sosyal ilişki, beceriler ve davranışlar gibi pek çok çerçevede açıklanmaya çalışılır.

Yetenek modelinde; duygusal zeka sıklıkla bir yetenekler grubu olarak görülüp, sadece kişisel yeterlilik olarak ele alınmaktadır. Örneğin resim yapmak bir yetenekse duygusal zeka da bir yetenektir. Karma modelde duygusal zeka kavramı sadece kişisel bir yeterlilik olarak ele alınmayıp, kişisel özellik, davranışlar, sosyal ilişki ve beceriler çerçevesinde açıklanmaya çalışılmaktadır. Ankaradaki özel okullar listesi içerisinde öne çıkan Bilişim Koleji olarak, öğrenci merkezli eğitimlerimizle her açıdan onların gelişimleri için çalışmalar yürütmekteyiz.

Çocukların Genel ve Okul Başarısını Artırmanın Yolları

Herkes çocuğunun hayatta başarılı olmasını ister. Ankara özel okulları arasında yer alan Bilişim Koleji olarak, öğrencilerimizin başarılarını desteklemek için çalışmalarımıza yön verirken, anne ve babalar da çocukların iyi bir eğitim alarak seçkin bir üniversiteye gitmesine yardımcı olabilir. Yaşamdaki gerçek başarı ve mutluluk; yaratma, sebat etme, yaşamın zorluklarına göğüs germe ve başkalarıyla sağlıklı iletişim kurarak çalışabilmekten geçer. Çocuklara bu becerileri bebeklikten itibaren kazandırmak genel ve okul başarısını artırmanın yolları arasındadır.

Genel ve Okul Başarısını Artırmanın Yolları

okul başarısını artırmanın yolları ve iyi bir eğitim

Yönetme İşlevi Becerilerini  Güçlendirmek

Yönetme işlevi becerileri; dikkat etme, planlama, sorun giderme, çoklu görev yapabilme, duyguları kontrol etme, müzakere etme ve hazzı geciktirme gibi koşulları kontrol etme becerileridir. Bu beceriler çocukların büyüdükçe öğrendikleri becerilerken aynı zamanda öğretilebilecek ve pekiştirilebilecek becerilerdir. Ebeveynlerin çocuklarıyla yapabilecekleri, bazı aktivite ve oyunlarla bu yetenekler geliştirilebilir. Bu aktive oyunların çoğu kendi hayal gücünü kullanmaya ve başkalarıyla etkileşime girme gibi becerileri geliştirmeye yardımcı olmaktadır. Ancak etkin olarak fayda sağlanabilmesi için dikkat dağıtıcı cihaz ve araçların kapatılması gerekir. Çocukların bu oyunlara odaklanması sağlanarak maksimum fayda elde edilebilir. Günümüzdeki teknolojik bağımlılık ile birlikte, çocukları bu araçlardan uzak tutmak zor gibi görünse de çocuklarla geçirilen kaliteli zaman artırılarak ve kısıtlamalı prensipler getirilerek bu konuda başarı da artırılabilir.

Çocukların Bağımsız ve Zaman Zaman Başarısız Olmalarına İzin Vermek

Son yıllarda birçok ebeveyn çocuklarının bağımsızlığını sınırlamaktadırlar. Önceki yıllara göre daha korumacı bir tavır sergileyen anne ve babaların çoğu bu sınırlamaları, çocuklarının güvenliğini istemek ve sağlamak gibi haklı sebeplerden yapmaktadırlar. Fakat unutulmaması gereken bir gerçek var ki; çocuklar etrafındaki dünyayı asla keşfedemedikleri ve kendileri için seçim yapamadıkları takdirde bağımsız yetişkinler haline gelemezler. Bu kaçınılmaz gerçek doğrultusundan yola çıkarak çocukların en azından zaman zaman yaptıkları seçimlerde yanlışlar yapacaklarını bilmek önemlidir. 

Ankara özel okulları arasında yer alan Bilişim Koleji olarak, hayatı yapılan hatalardan öğrenmenin yapılan en iyi öğrenme olduğunu düşünüyoruz. Bu öğrenime erken başlandığında, çocuğa aynı anda güvenlik becerileri de öğretilmiş olur ve kararlarında rahat bırakma zamanı geldiğinde hazır ve güvende olurlar. Çocukların hata yapma süreçlerinde her zaman bu sürecin içinde bulunmak, müdahale etmek ve onları kurtarmak en güvenli yol gibi gelse bile bu durum ancak gerçek acil durumlarla sınırlandırılmaya çalışılmalıdır. Bu müdahalecilik bazı noktalarda helikopter ebeveynlerin de ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Mesela çalışmadıkları spor aktivitesinden kötü bir not alan bir çocuğun bunu çalışmadığı için aldığını yaşayarak öğrenmesi gerekir. Böyle bir süreçten sonra öğretmenine ve tüm sınıfa karşı mahcubiyet yaşayacağında dolayı bir dahaki sefere derslerini daha iyi yapacaktır. Ebeveynler bu aşamada destek vermek istiyorsa özellikle yaşayacakları bu durum konusunda onları sonucu konusunda önceden düşünmelerini sağlayabilirler. Ayrıca, yaşadıkları bu deneyim onlara bu hatalardan kurtulabileceklerini de öğreten bir deneyim olacaktır.

başarı ve Ankara özel okulları anne ve babalar

Dayanıklılığı Artırmak

Esneklik; sıkıntıyı yönetme, aksilikler ve başarısızlıklarla başa çıkma ve tekrar geri dönme yeteneğidir. Çocukların bağımsız olmalarını ve başarısız kalmalarını sağlamak, bunun inşa edilmesine yardımcı olur. Ve yetişkinlerle olan bağını güçlendirir. Ancak bu destek çocukların sürekli arkasını kollaması şeklinde değil, seçimlerinin ve yaptıklarının sonuçları ne olursa olsun sevileceklerini hissettirmeleri ile olmalıdır. Destek verirken çocuğun güvenini artırmak için ona güvenildiği türünden destekler de verilmelidir.

Sosyal Becerilerini Geliştirmek ve Empati Kurmak

Kum havuzunda oynama yeteneği, başarı için anahtarıdır. Çünkü bu aktivite çocukların nasıl arkadaş edindikleri, arkadaşlıklarını nasıl sürdürdüklerini, başkalarını dinlemeyi öğrendikleri, başkalarının düşüncelerini ve duygularını önemsemeyi öğrenmelerini gerektiren bir aktivitedir. Lütfen ve teşekkür alışkanlıklarını öğrenmekten, sosyal etkileşimleri içeren aktivitelere katılmaya, topluluğa ve gönüllü aktivitelere katılmaya kadar, anne ve babalar için çocuklarının bu becerileri geliştirmesinin birçok yolu vardır. Ve bu çalışmalar aynı zamanda çocuklar için iyi bir örnek belirlemede de her zaman yardımcı olmaktadır.

Merakını ve Yaratıcılığını Teşvik Etmek

Çocuklarla beraber parklara, müzelere veya tarihi yerlere gitmek, beraberce buraları keşfetmek çocukların merak ve yaratıcılık duygularını teşvik eder. Kütüphaneye gitmek, beraber kitap almak, boyama çalışmaları yapmak, belgesel izlemek, çocuğun kapasitesine göre haberleri okumak ve yorumlamak çocukların merakını ve yaratıcılığını teşvik edecek diğer çalışmalar arasındadır. Tüm bu yapılanlar çocuğun dünyaya hayranlık beslemesini ve hayatın güzelliklerini görmesine yardımcı olurken aynı zamanda yeteneklerini geliştirmeleri gerektiğini anlamalarına da yardımcı olur. Bunlar, okullarda öğretilen yetenekler değildir ve çocuğa fark yaratan becerilerdir. Ve aynı zamanda bunlar, insanların yollarını bulmalarına yaptıklarını başarmalarına ve bunu yaparken eğlenmelerine yardımcı olan becerilerdir.

Çocuklara genel ve okul başarısını artırmanın yolları ve iyi bir eğitim sunmak mutluluk ve başarı üzerinde büyük bir rol oynar.

Çocukların Okulda Başarılı Olmasına Nasıl Yardımcı Olunur?

Çocukluk çağının uzun yıllarını kapsayan okul hayatı, ebeveynler için de muammalarla dolu bir süreçtir. Çoğu ebeveyn elinden geleni yapsa bile hep bu konuda bir eksiklik hisseder. Çünkü çocuklarının geleceği için ne kadar yardımcı olabildikleri kafalarını kurcalayan bir sorudur. Ankara özel okulları içerisindeki Bilişim Koleji olarak, çocukların eğitimde başarılı olabilmeleri için önce eğitimi ve okulu sevmeleri, bunun önemini anlamaları gerektiğini biliyoruz. Bunların kazanılmasında anne ve babalar rolü ise büyüktür. Ana temeller atıldıktan sonra çocuğun eğitim hayatında başarı için gereken büyük adım atılmış demektir.

Başarı İçin Ebeveynlerin Örnek Teşkil Etmesi

Her ebeveyn çocuklarının iyi bir eğitim verilmesini ve bundan en iyi şekilde yararlanmasını istemektedir. Ancak, anne ve babalar için kendilerinden bir şeyler katmadan çocuklarından sınıfta başarılı olmalarını beklemeleri hata olur. Bir ok ebeveyn kendi yaşamlarının çocuklarının öğrencilik notlarını nasıl etkileyebileceğini merak etmektedir. Ebeveynlerin çocukların öğrenim hayatına dahil olmaları ve onlara yapacakları ile örnek teşkil etmeleri, izlemeleri onları bu süreçte başarılı olmak için cesaretlendirir ve bu da başarıyı getirir.

Çocuğun Eğitimini Yakından Takip Etmek

Çocukların okul başarısını artırmanın yolları arasında yer alan bir yöntem de çocuğun eğitimini yakından takip etmektir. Ebeveynlerin, ebeveyn-öğretmen toplantılarına, spor etkinliklerine veya sunumlara mümkün olduğunca sık katılması oldukça önemlidir. Bu şekilde ebeveyn, çocuğuna öğrenmeye öncelik verdiğini göstermiş olur. Çocuğun ders programını bilinmesi ve izlenmesi, ailenin ortak kullandığı takvime  çocuğun eğitimi ile ilgili önemli tarihlerin ve projelerin kaydedilmesi çocuğun ilerlemesini izlemede yardımcı olan adımlardır. Bu adım özellikle önemlidir çünkü ebeveynin çocuğun okula girmesinden itibaren ona katılması ona emsal teşkil eder. Onlara eğitimin ne kadar önemli bir konu ve karar olduğunu gösterir. Araştırmalar ebeveyn katılımının, davranış problemlerini azaltabildiğini ve performansı iyileştirebildiğini göstermektedir.

Öğretme Çalışması ve Organizasyon Becerilerini Artırmak

Küçük çocuklar, günlerini nasıl planlayabileceklerini ve bunu nasıl öncelendireceklerini öğrenmelidir. Okul öncesi çocuklar için okuma zamanını ayarlamak iyi bir başlangıçtır. Tüm çocuklar günlük işleri ve çalışma zamanını içeren rutinden yararlanabilir. Ödül tabanlı bir sistem oluşturmak, çocukların kendi ilerlemelerini takip etmelerine ve öğrenmelerinden sorumlu olmalarına yardımcı olabilir. Her çocuğun kendi şekilde öğrendiği bir stili olduğu unutulmamalıdır. Ebeveynler tarafından çocuğun öğrenme stilini belirlemek, bir çalışma ve organizasyon planı geliştirmesine yardımcı olmaktadır. İyi çalışma alışkanlıkları öğretmek çocuk birinci sınıfa gitmeden önce başlamalı ve büyüdükçe devam etmelidir.

Çocuğu Öğrenmeye Hazırlamak

Çocukla ilgili öğrenme rutini oluşturmak, ona sabah ve akşam görevlerini yerine getirmesinde yardımcı olmaktadır. Kahvaltıya zaman ayırması ve sağlıklı bir öğle yemeği hazırlamak unutulmamalıdır. Doyurucu bir kahvaltıyla çocuklar okulda daha iyi performans gösterir ve daha kolay odaklanırlar. Ayrıca, akşam programına ev ödevi zamanını da dahil etmelidir. Bir diğer önemli günlük rutin, çocuğun çalışmalarını kontrol etmek ve ertesi sabah çantalarını toplamalarına yardımcı olmaktır. Çünkü hazırlık okulda, özellikle de ilk yıllarda başarı için anahtar görevini görür.

İyi Bir Eğitim İçin Çocuğun Öğrendiklerini Kontrol Etmek

Çocuğun uzun sınıfları ve etkinlikleri hakkında düzenli olarak konuşmak için fırsat yaratılmalıdır. Her akşam yemeğinde veya haftada bir kez öğrendiklerini gözden geçirme, izlemenin harika bir yoludur. Bu çocuğa, harcadıkları çabayı önemsemediğini göstermenin yanı sıra sonuçların sınıfa aktif katılımını teşvik etmek için de yararlı olduğunu göstermektedir.

Çocuklar bazen okula ilgilerini yitirebilirler okul ile ilgili sorulan soruları cevaplamak istemeyebilirler. Bu nedenle çocuğun böyle süreçlerinde bir ebeveyn tarafından yaratıcı çözümler üretilmelidir. Mesela her gün aynı soruyu sormak yerine yeni ve onun ilgisini çekecek sohbetlerle öğrendikleri test edilebilir. Ebeveynler tarafından yapılmış olan hiçbir şey çocuğun okuldaki başarısını garanti etmese de bu kolay adımları izlemek başarılı öğrenim yolunda onlara yardımcı olacaktır.

Çocukları etkilemek için kullanabilecek en etkili araç doğru örneği belirlemektir. Ebeveynlerin evde öğrenmeyi hangi yollarla teşvik ettiği, çocuğun okul çalışmalarına nasıl katıldığı okul başarısını artırmanın yolları içerisinde önemli faktörlerden olduğu da unutulmamalıdır. İyi bir eğitim için iyi bir okul kadar anne ve babaların da etkileri önemlidir.

Başarı için Ankara özel okulları arasında yer alan Bilişim Koleji olarak çalışmalarımıza yön verirken, ailelerimizden aldığımız güçle ilerliyoruz.

Koronavirüs (COVID-19) hastalık dönemlerinde psikolojik sağlığı korumak için ülkemizde ve dünyada çeşitli önlemler alınmaktadır.

Salgın Hastalık Dönemlerinde Psikolojik Sağlığı Korumak

Sosyal bir varlık olarak tüm insanlar birbirleriyle iletişim ve etkileşim kurmaya ihtiyaç duymaktadır. Ancak, salgın hastalık riski gibi olağan dışı durumlar karşısında kendimizi geçici bir süre diğer insanlardan uzak tutma zorunluluğu ortaya çıkabilmektedir. Bildiğiniz üzere son dönemde koronavirüs salgını (COVID-19) altında sağlığımızı korumak için ülkemizde ve dünyada çeşitli önlemler alınmaktadır. Bu süreçte ilk defa duyduğumuz ya da deneyimlediğimiz çeşitli uygulamalar ile karşılaşmaktayız. Bu nedenle hastalık dönemlerinde psikolojik sağlığı korumak da büyük önem taşımaktadır.

Özellikle koronavirüs salgını altında yaşadığımız bugünlerde hastalığın toplum içinde yayılma hızını azaltmak için yapılması gereken uygulamalardan birisi de insanları yakın temastan uzak tutmaktır. Toplum içinde sosyal uzaklaşma, sosyal mesafe ya da sosyal izolasyon olarak ifade edilen sosyal temastan kaçınma ile bireylerin fiziksel temastan olabildiğince kaçınması anlaşılmalıdır. Başka bir deyişle, diğer insanlarla mümkün olduğunca fiziksel temastan kaçınmamız, ancak telefon, sosyal medya ya da internet uygulamaları ile iletişimimizi ve sosyal ilişkilerimizi devam ettirmemiz önerilmektedir.

Koronavirüs ve Sosyal Temastan Kaçınma

Yakın fiziksel temastan uzak kalarak, koronavirüsün yayılmasını engellemek için okullarda yüz yüze eğitime ara verilmiş; sinema, tiyatro ve konser salonları kapatılmış; tüm spor organizasyonları geçici bir süreliğine iptal edilmiş ve yine zorunlu haller dışında bireylerin evde kalmaları istenmiştir.

Karantina; bulaşıcı bir hastalığın yayılmasını önlemek için belli bir yerin veya bölgenin kontrol altında tutulup giriş çıkışların engellenmesi biçiminde uygulanan sağlık önlemidir.

Bu süreçte salgın hastalığa maruz kalan bireyler iyileştiğinde ve o bölgedeki salgın hastalık riski bittiğinde karantina uygulaması sonlandırılmaktadır.

İzolasyon (yalıtım); bulaşıcı bir hastalığa yakalanan bireylerin, hastalıkları geçene kadar sağlıklı kişilerden ayrı bir yerde tutulmasını ve tedavilerinin gerçekleştirilmesini ifade eder.

Koronavirüs Salgını Sürecinde Yaşayabileceğiniz Bazı Olumsuz Duygular

Salgın hastalık dönemlerinde ortaya çıkan belirsizlikler, günlük yaşamdaki geçici ve zorunlu değişiklikler ya da sınırlamalar insanların olumsuz duygular yaşamasını kaçınılmaz kılar. Hastalık dönemlerinde psikolojik sağlığı korumak da bu nedenle önem kazanmaktadır. Koronavirüs riski altında bulunduğunuz bu stresli süreçte yaşayabileceğiniz bazı olumsuz duygular şunlardır:

Endişe, Kaygı ya da Korku:

Bu süreçte, kendi sağlığınız, aileniz ya da sevdiklerinizin sağlığı ile ilgili endişe yaşayabilir; hastalığa yakalanma ya da hastalığı sevdiklerinize bulaştırma riski bulunduğu düşüncesiyle tedirgin olabilirsiniz. Yine aile üyelerinden birinin karantinada kalma ya da ailenizin ekonomik zorluk yaşama riski bulunması sizi kaygılandırabilir. Bununla birlikte, güvenilir olmayan kaynaklar aracılığıyla hastalıkla ilgili oluşan bilgi kirliliği korku duymanıza neden olabilir.

Koronavirüs (COVID-19) salgın hastalık riski

Yalnızlık:

Okulunuzdan, arkadaşlarınızdan, akrabalarınızdan, değer verdiğiniz ya da sevdiğiniz insanlardan uzak durma zorunluluğu nedeniyle kendinizi yalnız ve dünyadan soyutlanmış hissedebilirsiniz.

Engellenmişlik:

Geçici bir süreliğine de olsa evde kalmak zorunda olduğunuz için canınız sıkılabilir; dışarı çıkamamak, arkadaşlarınızla yüz yüze görüşememek ya da planlarınızın aksaması nedeniyle engellenmişlik hissi yaşayabilirsiniz.

Kızgınlık:

Toplum içindeki bazı bireylerin belirlenen kurallara dikkat etmemesi, alınan önlemlere uymaması ya da koronavirüs riski karşısında geliştirilen fazlaca küçümseme sizi kızdırabilir. Bununla birlikte, yaşadığınız engellenmişlik duygusu da kızgınlığa yol açabilir.

Çaresizlik:

Koronavirüs salgını ülkemizde ve dünyada tam olarak ne zaman biteceğini bilemediğiniz bu süreçte sanki elinizden hiçbir şey yapmak gelmiyor gibi kendinizi güçsüz ve çaresiz hissedebilirsiniz.

Koronavirüs (COVID-19) Hastalık Dönemlerinde Psikolojiyi Korumak

Duygusal karmaşa:

Gün içerisinde bir yandan sağlıklı olduğunuz için mutluluk ve huzur, diğer yandan çevrenizdeki insanların hastalığa yakalandığını duymaktan dolayı üzüntü, acı ya da suçluluk yaşayabilir ve duygusal bir karmaşa içinde olduğunuzu gözlemleyebilirsiniz.

Salgın hastalık riski nedeniyle herkes gibi zorlu bir dönemden geçiyorsunuz. Bu süreçte yaşadıklarınız karşısında stres, endişe, kaygı, panik vb. gibi duygusal tepkiler yoğun bir şekilde ortaya çıkabilir. Başlangıçta bu duygular size hiç kaybolmayacakmış gibi gelebilir, ama çaba gösterdiğinizde bu duyguların geçeceğini bilmelisiniz. Unutmayın ki bu ve benzeri duygular anormal bir olay karşısında birçok insanın yaşayabileceği ortak duygulardır ve yaşanması oldukça normaldir. Çevrenizde olup bitenleri anlamak için kendinize zaman verin.

Güçsüz hissetme:

Salgın hastalık gibi belirgin bir risk altında yaşanabilen bu tür olumsuz duyguların sıklığı, şiddeti ve yoğunluğu kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Bu duyguları yaşamanız, kendinizi güçsüz hissetmeniz sizin “zayıf” bir insan olduğunuz anlamına gelmez. Bu olumsuz duyguları pek yaşamamanız da sizin duyarsız biri olduğunuzu göstermez.

Diğer yandan, koronavirüs riski sürecinde kendinizde yoğun endişe ve kaygı; aşırı huzursuzluk, gerginlik ve sinirlilik; dikkatin sürekli dağınık olması; uykusuzluk ve uyku sorunları; olumlu duyguları hissedememe; aşırı umursamazlık; devamlı yorgun ve bitkin olma; sürekli üzüntü, umutsuzluk ve çaresizlik yaşama; kendini değersiz görme; günlük aktivitelerden zevk alamama gibi tepkiler gözlemliyorsanız, psikolojik yardım almak uygun bir yaklaşım olacaktır.

Özellikle bu süreçte yaşadığınız yoğun stres ve kaygı tepkilerinde zamanla herhangi bir azalma olmuyorsa, bu tepkilerin sıklığı ve şiddeti giderek artıyorsa ya da stres ve kaygı ile başa çıkamadığınızı düşünüyorsanız, öncelikle ebeveynlerinizle konuşun ve onların rehberliğinde bir uzmana başvurun.

Hastalık Dönemlerinde Psikolojik Sağlığı Korumak İçin Bazı Öneriler

Salgın hastalık tehdidi gibi zorlu bir yaşam olayı karşısında insanlar, kendilerini güvende hissetmek ve her şeyin kontrol altında olduğunu bilmek ister. Bu yüzden, koronavirüs (COVID-19) riskinin üzerinizdeki olumsuz etkilerini azaltmak için psikolojik sağlamlığınızı artırmak oldukça önemlidir.

Psikolojik sağlamlığınızı korumanız ya da artırmanız, yaşadığınız riskli sürecin olumsuz psikolojik etkileriyle daha iyi başa çıkabilmeniz, daha az kaygı yaşamanız, kendinizi güvende hissetmeniz ve yaşanan sürece sağlıklı uyum göstermeniz demektir.

Aşağıda, koronavirüs riski sürecinde psikolojik sağlamlığınızı artırmanıza yardımcı olabilecek öneriler sunulmaktadır. Bu önerilerin bazıları size garip ve komik gelebilir ya da hoşunuza gitmeyebilir. Yine de bu öneriler, yaşadığınız stres ve kaygının üstesinden gelmenizde size yardımcı olabilir.

Koronavirüs (COVID-19) ile ilgili bilimsel, somut ve gerçekçi bilgiler edinin.

Bir salgın hastalık riski altında stres ve kaygınızı sağlıklı bir şekilde yönetmenin en iyi yolu doğru ve gerçekçi bilgi edinmektir. Bu nedenle koronavirüs riski (COVID-19) ile ilgili olarak uzman kişilerden ya da yetkili kurumlardan gelen doğru bilgilere göre hareket edin. Kaynağı belli olmayan ya da alanında yetkin olmayan kişi ve kurumlar tarafından sunulan bilgilere kesinlikle itibar etmeyin. Aksi halde çok çeşitli kaynaklardan gelen farklı bilgiler, belirsizliğe ve karmaşaya yol açabilir ve bu durum kaygınızın gereksiz yere artmasına neden olabilir.

Koronavirüs (COVID-19) riskinden korunma yöntemlerini öğrenin ve uygulayın.

Hastalık dönemlerinde psikolojik sağlığı korumak için yetkili kişi ve kurumların koronavirüs riskinden korunma yöntemleri ile ilgili verdikleri bilgileri öğrendikten sonra size yönelik uyarı ve önerilere titizlikle uyun. Bu sayede hem kendinizin hem de aile üyelerinin korunmasına büyük katkı sağlarsınız.

Sağlığınızı önemseyin.

Düzenli beslenmeye ve sağlıklı yiyecekler tüketmeye özen gösterin, bol su için. Yeterince dinlenmeye ve uyumaya çalışın. Mümkünse ev içinde spor ya da egzersiz yapın, düzenli olarak duş alın. Ayrıca, normal zamanda aldığınızdan daha fazla çay, kahve, asitli içecekler ve yoğun şeker katkılı besinler tüketmeyin; çünkü bunlar bedeninizde var olan stresi, gerilimi ve kaygıyı artırır. Unutmayın ki, fiziksel sağlık ve ruh sağlığı birbiriyle yakından ilişkilidir. Fiziksel sağlığınıza dikkat etmek ruh sağlığınızı da korur.

Günlük aktivitelerinizi sürdürün.

Nasılsa dışarı çıkamıyorum diyerek fazlaca gevşemeyin ya da kendinizi koyuvermeyin. Mümkün olduğunca günlük rutininizi ev içinde sürdürün. Uyku ve yemek saatlerinizin değişmemesine özen gösterin. Bilgisayar destekli öğretim sistemimiz Mozy Online EDOP Akademi üzerinden öğreniminize mutlaka düzenli olarak devam edin. Gün içinde dinlenme, egzersiz ve boş zaman etkinliklerine yer verin. Çalışma ve dinlenme sürelerini mümkün olduğunca dengede tutun.

Mozy Edop Akademi canlı ders.

Kendiniz için günlük amaçlar belirleyin.

Kendiniz için gün içinde evde yapabileceğiniz en az bir amaç belirleyin ya da bir “yapılacaklar listesi” hazırlayın. Uzun zamandır istediğiniz bir kitabı okumak, ertelediğiniz işlerinizi tamamlamak, sevdikleriniz için özel bir yemek hazırlamak, odanızı yeniden düzenlemek, kardeşlerinizle birlikte eğlenebileceğiniz oyun seansları düzenlemek, hobilerinizle ilgilenmek gibi kendinize özgü çok çeşitli amaçlar oluşturabilirsiniz.

Oluşturacağınız günlük somut amaçlar ile kişisel kontrol algınızı geliştirerek endişe ve kaygıdan uzaklaşabilirsiniz. Bu süreçte yapacaklarınızın somut, net ve ev içinde uygulanabilir olmasına dikkat edin. Belirlediğiniz amaçların küçük ya da büyük olması önemli değildir. Örneğin, her gün bir elma yiyeceğim, günde 30 mekik hareketi yapacağım ya da sevdiğim kitaptan 50 sayfa okuyacağım gibi hedefler oluşturabilirsiniz. Unutmayın ki, küçük de olsa, belirlediğiniz bir amacı gerçekleştirmek başarma duygusunu artırır, kendinize olan güveni geliştirir.

Zamanınızı yeni bir beceri geliştirmek için kullanın.

Evde kalmak zorunda kaldığınız bugünler, uzun zamandır yapmayı planladığınız ancak bir türlü zaman ayıramadığınız yeni şeyleri denemek ya da öğrenmek için iyi bir fırsat olabilir. Yeni bir dil öğrenmek, çeşitli üniversiteler ya da kurumlarca internet üzerinden ücretsiz sağlanan kurslara katılmak, yeni hobiler edinmek, yeni yemek tariflerini denemek ve yemek tarifleri broşürü ya da videosu hazırlamak, el becerilerinizi geliştirebileceğiniz etkinlikler araştırmak, tamirat yapmak ya da tamirat kılavuzu hazırlamak, merak ettiğiniz bir konuda araştırma yapmak
ve okullar açıldığında sınıfta sunmak üzere bir sunum hazırlamak, çeşitli kültürlerin müziklerini ve danslarını incelemek, bir müzik aleti çalmayı öğrenmek gibi çok çeşitli etkinlikler sayesinde yeni beceriler kazanabilirsiniz.

Fiziksel aktivite ve canlılığınızı koruyun.

Ev içinde kalmak zorunda olsanız da, başkalarını rahatsız etmeden aktifliğinizi ve canlılığınızı koruyabileceğiniz çeşitli etkinlikler geliştirebilirsiniz. İnternet üzerinden pilates, vücut geliştirme, aerobik, jimnastik gibi farklı alanlara özgü çok çeşitli egzersizler, kültürfizik hareketleri ya da çeşitli sportif etkinlikleri öğrenebilir ve evde kolaylıkla yapabilirsiniz. Yine çeşitli nefes ya da gevşeme egzersizleri ile kaygınızı azaltma ve sükûnetinizi korumaya yardımcı olacak teknikler uygulayabilirsiniz.

Aşırı düzeyde TV izlemek, uzun saatler boyunca bilgisayar oyunları oynamak ya da uzun süre sosyal medyada takılmak bir süre sonra fiziksel ve ruhsal olarak sizi yorar ve enerjinizi düşürür. Diğer yandan, gün içinde sizi aktif ve canlı kılacak etkinlikler sayesinde moraliniz düzelir, enerjiniz ve yaratıcılığınız artar, kendinizi zinde ve mutlu hissedersiniz.

Arkadaşlarınızla ve yakınlarınızla iletişim kurmaya devam edin.

Herkes gibi diğer insanlarla fiziksel temastan kaçınmanız gerektiğinden ve sosyal izolasyon altında olduğunuzdan arkadaşlarınızla ve yakınlarınızla
yüz yüze görüşememek sıkıntı verici olabilir. Ancak telefon, sosyal medya ya da internet uygulamaları ile sevdiğiniz, değer verdiğiniz, güvendiğiniz ve birbirinize her zaman destek olduğunuz kişilerle düzenli olarak iletişim kurmaya devam edin.

Onlarla edindiğiniz doğru ve güvenilir sağlık bilgileri ve korunma yöntemleri hakkında konuşun. İçinizden gelmese bile yaşadıklarınızı, duygu ve düşüncelerinizi mutlaka paylaşın. Hatta salgın konusu dışında keyifli şeylerden de bahsedin. Bu süreçte zaman zaman yalnız kalmak istemeniz oldukça normaldir, ancak kendinizi sevdiklerinizden uzaklaştırıp izole etmeyin. Sevdiklerinizle iletişim kurmak, duygu ve düşüncelerinizi paylaşmak, keyifli sohbetler yapmak yaşadığınız olumsuz duyguların azalmasına ve olup biteni daha iyi anlamanıza yardımcı olur.

Aileniz ile birlikte zaman geçirin.

Bu süreçte özellikle ailenizle birlikte güzel vakit geçirmek oldukça yararlıdır. Aile üyeleriyle birlikte yemek hazırlamak ve yemek,
ev içinde hep beraber çeşitli oyunlar oynamak, zaman zaman eğlenceli masal, fıkra ve hikâyeler anlatmak, birlikte eğlenceli bir film izlemek ya da sohbet etmek gibi çeşitli etkinlikler sayesinde aile birlikteliğinizin verdiği güven ve aidiyet duygusunu pekiştirmek oldukça önemlidir.

Koronavirüs (COVID-19) Hastalık Dönemlerinde Psikolojiyi Korumak

Özellikle babaanne, anneanne ve dedelerinizle internet üzerinden görüntülü yapacağınız görüşmeler sizin ve onlar için anlamlı bir iletişim olacaktır.

Medyayı sağlıklı kullanın.

Medya ya da sosyal medya üzerinden dünyada ve ülkemizde koronavirüs salgını ile ilgili ne olup bittiğini öğrenmek istemeniz oldukça doğaldır. Ancak, koronavirüs salgını (COVID-19) ile ilgili haberleri 7/24 aralıksız ve aşırı şekilde takip etmekten, sürekli tekrarlayan görüntüleri ve tartışmaları izlemekten kaçının. Koronavirüs riski (COVID-19) sürecine ait görüntü, resim, haber ve tartışmalara gereğinden fazla odaklanmak, kendinizi olduğundan daha fazla tehlike ya da tehdit altında hissetmenize, panik olmanıza ve stres tepkilerinizin artmasına neden olabilir. Gün içinde kendinize belirli zaman aralıkları belirleyin ve koronavirüs riski (COVID-19) ile ilgili haberleri sadece bu zaman aralıklarında takip edin.

Düşüncelerinizi gözden geçirin.

Koronavirüs riski (COVID-19) karşısında bazı insanlar, güvende olmadıkları, değersiz oldukları, tehlikelerden korunmalarının mümkün olmadığı ya da dünyanın boş ve anlamsız olduğu gibi gerçekçi olmayan çeşitli düşünceler geliştirerek yoğun stres ve kaygı yaşayabilmektedirler. Özellikle, yaşanan duruma yönelik çeşitli belirsizliklerin bulunduğu ortamlarda bu tür olumsuz düşünceler ortaya çıkabilmektedir.

Dolayısıyla, yoğun stres ya da kaygı yaşadığınızı fark ettiğinizde aklınızdan geçenleri gözden geçirerek doğru, gerçekçi ve olumlu şeyler düşünmeye özen gösterin. Örneğin, ben her koşulda değerliyim ve seviliyorum, güvendeyim, çevremde bana yardımcı olacak insanlar var, güçlüyüm ve olası risklerden korunmak için yapabileceklerim var, uyarılar ve öneriler doğrultusunda gerekli önlemleri aldığımda olası riskleri azaltabilirim gibi.

Yaşadıklarınızı yazarak ifade edin.

Şayet bu süreçte yaşadıklarınızı birileriyle konuşmaya hazır değilseniz, bunları kaleme almanın da oldukça yararlı olduğu bilinmektedir. Yaşadıklarınızı yazarken sadece olayları değil, duygu ve düşüncelerinizi de yazmak size yarar sağlar. Bu süreçte günlük tutabilir, yaşadıklarınız ya da rüyalarınız üzerine mutlu son ile biten öyküler yazabilir, duygularınızı ifade eden resimler yapabilir ya da şarkı sözleri yazabilirsiniz.

Dinlenin.

Bazı durumlarda insanların kendini çok yorgun hissettiği ve hiçbir şey yapmak istemediği zamanlar olabilir. Dolayısıyla, içinizden hiçbir şey yapmak gelmiyorsa, birkaç gününüzü sadece dinlenmeye ayırabilirsiniz. Ancak bu sürenin uzamasına ve günlerce sürmesine izin vermeyin.

Toplumsal dayanışmayı pekiştirin.

Şunu unutmayın ki, hastalık dönemlerinde psikolojik sağlığı korumak ve kendinizle sevdiklerinizi olası risklerden uzak tutmak için alacağınız gerçekçi her önlem aynı zamanda toplumun diğer üyelerini de korumanızı sağlar. Koronavirüs salgını (COVID-19) nedeniyle alınan tüm önlemlere uyum sağlamak, temizlik ve sosyal mesafe kurallarına uymak, sokağa çıkmamak, ev içinde çeşitli görevler almak ve ebeveynlerimize yardımcı olmak, aile büyüklerimizi sık sık telefonla aramak ve onları yalnız bırakmamak gibi çeşitli olumlu davranışlar ile kendimize, ailemize ve topluma katkı sağlayabilir, birliktelik ve aidiyet duygularımızı pekiştirebiliriz. Bu sayede kontrol algımız gelişir, sosyal destek artar, toplumsal bağlarımız kuvvetlenir ve yaşadığımız stres ve kaygının olumsuz etkileri azalır.

corona

Uzmana başvurun.

Koronavirüs salgını (COVID-19) sürecinde, buradaki önerileri uygulamanıza rağmen, yaşadığınız stres ve kaygının etkileri artarak devam ediyorsa ve günlük yaşamınızı büyük oranda olumsuz etkiliyorsa ya da yaşadığınız stres tepkileri ile başa çıkamadığınızı düşünüyorsanız lütfen ebeveynlerinizi bilgilendirin ve onların rehberliğinde bir uzmana başvurun.

Okul Döneminde Hastalıklardan Korunma Yolları

Okul Döneminde Hastalıklardan Korunma Yolları

Geçmişte meydana gelen ve günümüzde de sıklıkla karşılaşılan virüslerin neden olduğu salgın hastalıklardan korunabilmek adına Dünya Sağlık Örgütü (WHO/DSÖ) ve T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen önlemler bulunmaktadır. Bu önlemler sayesinde Domuz Gribi, Kuş Gribi, SARS ve Korona (CORONA) gibi pek çok salgın hastalığa yakalanma riski en aza indirilebilmektedir. 2019’da Ankara’da en başarılı okullar arasında yer alan Bilişim Eğitim Kurumları olarak, öğrencilerimizin başarılı bir eğitim öğretim dönemi geçirmelerini desteklemekteyiz. Başarı üzerinde belirleyici rol oynayan unsurlardan birisinin de sağlık olduğunun farkında olarak, Dünya Sağlık Örgütü tarafından önerilen hijyen kurallarını dikkate almaktayız. Uygulamakta olduğumuz, okul döneminde hastalıklardan korunma yolları ve hijyen kuralları ile öğrencilerimizin sağlıklı bir eğitim dönemi geçirmesini hedeflemekteyiz. Bununla birlikte hastalık gibi sorunları en aza indirmede velilerimize ve öğrencilerimize de bazı görevler düşmektedir.

Hastalıktan Korunma Yolları Nelerdir?

Kaliteli okullar anlayışıyla okul döneminde hastalıklardan korunma yolları ve hijyen kuralları sayesinde salgın hastalık riskini en aza indirmekteyiz.

Sağlık Bakanlığı ve DSÖ Tarafından Önerilen Önlemler

T.C. Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından paylaşılan bilgilerde, özellikle virüslerden kaynaklı salgın hastalıklardan korunma yöntemleri belirtilmektedir.

  • El hijyeni salgın hastalık dönemlerinde özellikle önem kazanmaktadır. Bu nedenle eller sabun ve su yardımıyla en az 20 saniye boyunca yıkanlıdır. Su ya da sabunun olmaması durumlarında da alkol bazlı el dezenfektanlarından yararlanılmalıdır.
  • Ellerin temizliğinden emin olunmadan ağız, göz ve burunlarla eller temas ettirilmemelidir.
  • Özellikle toplu taşıma gibi kalabalık alanlarda dikkat edilmeli ve hasta insanlarla mesafe korunmalıdır. Bu mesafe mümkünse en az 1 metre olmalıdır.
  • Öksürme ve hapşırma gibi durumlarda burun ve ağız tek kullanımlık kağıt mendiller yardımıyla örtülmelidir. Kağıt mendilin bulunmadığı durumlarda dirsek içi de kullanılarak virüslerin yayılması önlenebilir.
  • Salgın durumlarında kalabalık ortamlardan kaçınılması, kalabalık alanlara girme durumunda ise ağız ve yüzün kapatılması ve mümkünse tıbbi maskelerin kullanılması önerilmektedir.

Okulumuzda Yürütülen Çalışmalar

En başarılı okullar arasında yer alan Bilişim Koleji içerisinde öğrencilerimizin sağlıklı koşullarda eğitim görmeleri temel hedefler arasında yer almaktadır. Bu nedenle pek çok çalışmalar yürütülerek, okullarımızda herhangi bir salgın hastalık olasılığı en aza indirgenmektedir.

  • Güvenli okul anlayışıyla yürüttüğümüz çalışmalarla hijyen koşullarımızı en üst seviyede tutmaktayız. Okullarımız gün içerisinde öğrencilerimiz dersteyken sürekli olarak temizlenmekte ve öğrencilerimizin ihtiyacı olan tek kullanımlık selpaklara erişimleri sağlanmaktadır.
  • Hijyen kuralları uygulanarak ve bunları öğrencilerimize de öğretmekle birlikte, sınıflarımızı düzenli olarak havalandırarak, virüs ve bakterilerden arındırılmış bir okul ortamı hedeflemekteyiz. Bu noktada teneffüslerde ve ders bitimlerinde sınıflarımızın düzenli olarak havalandırılması gerçekleştirilmektedir.
  • Bağışılık sisteminin hastalıklardan korunmadaki öneminin bilinciyle hareket ederek, öğrencilerimizin düzenli olarak beslenmelerini sağlanmaktadır. Kendi yemekhanemizde hijyen kurallarına uyarak hazırladığımız yemeklerimizin yanında öğrencilerimize meyve, yoğurt ve ayran vererek; öğrencilerimizin bağışıklıklarını güçlendirmede rol oynamaktayız.
  • Öğrenci merkezli eğitim anlayışımız gereğince tüm öğrencilerimiz kontrolümüz altında olup, sağlık durumları da yakından takip edilmektedir. Buna göre; ateşi çıkan, kendisini iyi hissetmeyen ya da rahatsızlanan öğrencilerimize ilk yardım konusunda eğitim almış öğretmenlerimiz tarafından müdahale edilmektedir.
  • Okul içerisinde hastalanan bir öğrencimiz olduğunda hızlı bir şekilde velilerimiz ile iletişime geçilerek, durum bilgilendirilmesi yapılmaktadır. Gerekli durumlarda ise en yakın sağlık kuruluşuna öğrencilerimiz ulaştırılmaktadır.

Velilere Düşen Sorumluluklar

2019’da Ankara’da en başarılı okullar arasında yer alan Bilişim Koleji olarak, velilerimiz ile iş birliği içerisinde olmanın öneminin bilinciyle ilerlemekteyiz. Okul döneminde hastalıklardan korunma yolları içerisinde öğrencilerimizin sağlıkları için farklı tedbirlerle önlemlerimizi almaktayız. Bunun yanında özellikle okul sonrasında da velilerimizle birlikte öğrencilerimizin sağlıkları için çalışmalar gerçekleştirmekteyiz.

  • Velilerimiz, hastalıklardan korunma yöntemleri konusunda her zaman rehber öğretmenlerimizle iletişime geçerek bilgi edinebilirler,
  • Öğrencilerimizin bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi açısından okulumuzla iş birliği yapabilirler,
  • Rahatsızlanan öğrencilerimiz için rehber öğretmenlerimizle iletişime geçilerek, öğrencilerimizin evde istirahatini sağlayabilirler. Bu konuda öğrencilerimizin eksik kaldığı derslerin çalışmaları için de okulumuz velilerimizle ortak bir şekilde çalışmaktadır.

Hastalıklardan Korunma Yöntemleri

Okulumuzda yürüttüğümüz çalışmalara paralel olarak, velilerimizden beklentilerimiz şu şekildedir:

  • Okullarımızda öğretilen bilgilere paralel olarak, okul dışarısında da öğrencilerimiz tarafından hijyen kuralları uygulamalıdır. Özellikle dışarıdan eve girildiği zamanlarda en az 20 saniye boyunca sabun yardımıyla ellerinin yıkandığına emin olunmalıdır.
  • Vücut direncinin ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde beslenme büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle öğrencilerimizin düzenli olarak beslenmelerine; sebze, meyve ve yoğurt tüketmelerine özen gösterilmelidir.
kaliteli okullar arasında hijyen kuralları ile hastalıklardan korunma yöntemleri
  • Sağlıklı bir uyku düzeni, beslenmeden sonra vücudun direncini artıran en büyük etkenlerden birisidir. Çocukların erkenden yatarak, uykularını almaları sağlanmalıdır.
  • Vücut sağlığı kadar psikolojik olarak da öğrencilerimizin sağlığı önem taşımaktadır. Bu nedenle öğrencilerimizin telefon ve bilgisayarlarda vakit geçirirken girdikleri sitelere dikkat edilmelidir. Özellikle yaşanan salgın hastalık sürecinde öğrencilerin, sosyal medya ve web sitelerinden yanlış bilgi edinmelerinin önüne geçilmelidir.

Unutulmamalıdır ki hastalıklardan korunma yöntemleri, veli – öğrenci – okul üçgeni içerisindeki iş birliği ile sağlıklı bir şekilde işleyebilmektedir.

Sanat ve Spor

Millettin iradesinin temsilcilerinden Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kuruluşunun 100. yılı ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun!

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı

Millettin iradesinin temsilcilerinden olan büyük meclisimiz bugün 100 yaşında! Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşunun 100. yılını coşkuyla kutlarken, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını saygıyla anıyoruz. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun!

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ve meclisin 100. yılı Gazi Mustafa Kemal Atatürk

Bu özel günü Coronavirüs salgını nedeniyle okullarımızdan uzakta ama kalplerimizle öğrencilerimizin yanında kutluyoruz. Bilişim Koleji olarak öğrencilerimizle birlikte hazırladığımız, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı özel programımızı sizlere sunuyoruz.

Uzaktan ve canlı ders döneminde hareket etmek için egzersiz nedir ve evde yapılabilecek egzersiz ve egzersizler hareketleri nelerdir

Evde Yapılabilecek Egzersizler

Uzaktan eğitim ve canlı ders sürecimizde öğrencilerimize sunmuş olduğumuz farklı olanaklarla onların gelişimleri için yanlarında yer almaktayız. Bu süreç içerisinde ders başarılarının devam edebilmesi için online denemeler ve etüt programları uygulamaktayız. Öğrencilerimizin kişisel gelişimleri için ise canlı atölyeler ile çalışmalarımıza devam etmekteyiz. Bunların yanında öğrencilerimizin fiziksel gelişimlerini de göz önünde bulundurarak, evde yapılabilecek egzersizler ile onları desteklemekteyiz. Evde egzersiz hareketleri ile hem ailecek eğlenceli vakit geçirebilir, hem de sağlığınızı koruyabilirsiniz.

Uzaktan eğitim ve canlı ders döneminde hareket etmek için egzersiz nedir ve evde yapılabilecek egzersiz ve egzersizler vücut hareketleri nelerdir

Sağlıklı bir yaşam açısından dengeli beslenme ve spor yapmak oldukça önemlidir. Tıpkı yetişkinlerde olduğu gibi çocukların da sağlıklı ve dengeli beslenip spor yapmaları gereklidir. Özellikle uzaktan eğitim sürecinin devam ettiği, öğrencilerimizin evlerinde vakit geçirdikleri bu dönemde evde yapılabilecek egzersizler öne çıkmaktadır.

Egzersiz Nedir?

Kemik, kas ve eklemlerin sağlıklı bir şekilde oluşmasında ve korunmasında etkili olan egzersiz, tekrar eden vücut hareketleri olarak tanımlanabilir. Ev içerisinde yapabileceğiniz; zıplama, çömelme-kalkma, baş ve gövde hareketleri, kol ve bacak hareketleri benzeri temel vücut hareketleri ile egzersiz yapabilmek mümkündür.

Evde Yapılabilecek Egzersiz Hareketleri

Hayvan İsmine Göre Egzersiz

Ailecek oyun oynayarak evde egzersiz hareketleri yapabilirsiniz. Bunda da hayvanların hareketlerinden faydalanarak, spor yapmayı eğlenceli bir hale getirebilirsiniz. Evde yapılabilecek egzersiz hareketleri içerisinde yer ala at gibi koşma, yengeç gibi sürünme, kurbağa gibi zıplama hareketleri gibi hareketler ile eğlenceli vakit geçirebilirsiniz.

Top Üzerinde Denge

Pilates topundan faydalanarak çocuğunuzun egzersiz yapmasını destekleyebilirsiniz. Çocuğunuzun pilates topunun üzerine oturup tek ayağını kaldırmasını ve dengede kalmasını isteyerek, pilates topuna karın üzerine uzanarak kolları ve bacakları sırayla kaldırmasını sağlayarak evde egzersiz yapabilirsiniz.

Engelli koşu

Evde kendi parkurunuzu oluşturup engellerle zorlaştırarak kendi yarışınızı düzenleyebilirsiniz. Parkuru ilk bitireni de yarışmanın kazananı ilan ederken ailecek yaptığınız madalyaları birbirinize verebilirsiniz.

Peluş Oyuncağa Sarılma

Peluş oyuncaklar çoğu çocuğun en sevdiği oyuncaklar arasında yer almaktadır. Bu sevgisini çocuğunuzun kaslarını gevşetmek için de kullanabilirsiniz. Çocuğunuzun derin bir nefes alarak peluş oyuncağa büyük bir güçle sarılmasını sağlayarak, rahatlamasına yardımcı olabilirsiniz.

İp Atlama

Eğer ip atlayabileceğiniz bir ortama sahipseniz ip atlayarak da evde egzersiz yapabilirsiniz. İp atlama yarışı yaparak, en çok kimin ip atladığını sayarak veya tahmin ederek spor yaparken ailecek eğlenebilirsiniz.

Yüzey Masaj

Masaj yağları ve esansları ile çocuğunuzu rahatlatarak masaj yapabilirsiniz. Sırtına, avuçlarına ya da ayak tabanlarına yapılan masajlar çocuğunuzun rahatlamasına yardımcı olabilirsiniz.

Gülme Egzersizi 

Ailecek birbirinizi güldürme oyunu oynayarak, hem serotonin hormonunun salgılanmasını hem de karın kaslarınızın güçlenmesini sağlayabilirsiniz. Komik suratlar yaparak, fıkra anlatarak ya da resimler çizerek sırayla birbirinizi güldüreceğiniz eğlenceli bir aktivite gerçekleştirebilirsiniz.

Ankara kolejler, pi sayısı, kolej okulu

Bilişim’de Pi Günü Heyecan

Bilişim Koleji öğrencileri Pi günün kutladı. Öğrenciler matematiğin gizemli sayısı olan Pi sayısını, Pi günü kabul edilen 14 Mart tarihinde çeşitli etkinliklerle tanıdılar. En iyi özel okullar arasında olan Bilişim Koleji öğrencileri yaptıkları etkinliklerle Pi Gününde hem eğlendiler hem de öğrendiler.

Matematik öğretmenlerinin öncülüğünde düzenlenen Pi gününde öğrencilerimiz hem güzel vakit geçirirken hem de Pi sayısını keşfettiler. Kolej okulu olarak öğrenci merkezli öğrenmenin ve çoklu zeka sisteminin bir parçası olarak gerçekleştirilen çalışmalarla bilgiler kalıcı hale getirildi. Öğrenciler kendi topladıkları bilgilerle farklı etkinlikler gerçekleştirdiler.

Etkinliklerde Kolej Okulu Farkı

Bilişim Koleji öğrencileri Pi Gününde yaptıkları etkinliklerle Ankara kolejler arasında farklarını ortaya koydular.

Öğrencilerimiz, Uluslararası Pi Günü’nde pastalar kesip şarkılar söyleyerek eğlenceli anlar yaşadılar. Pi ile ile ilgili yaptıkları çeşitli çalışmalardan bir pano hazırlayan Bilişim Koleji öğrencileri, aktif öğrenme ile konuları kalıcı olarak öğrendiler.

En başarılı özel okullar listesinde yer alan Bilişim Koleji olarak öğrencilerimizin gelişimlerini destekleyici çalışmalar yapmaktayız. Pi Gününde de alanında uzman matematik öğretmenlerimiz hazırladıkları sunumlarla öğrencilerimize Pi’yi tanıttılar. Pi’nin tarihsel gelişimi ve bulunuşuyla ilgili bilgi veren öğretmenlerimizi öğrencilerimiz, etkin bir şekilde dinleyerek birçok yeni bilgi öğrendiler.

Pi Nedir?

En iyi özel okullar içerisinde yer alan Bilişim Kolejinde öğrenciler, Pi sayısını tarihi gelişimi içerisinde yeniden keşfettiler. Geçmişi Mısırlılara dayanan Pi sayısının, 3500 yıllık bir geçmişi bulunmaktadır. Mısırlılar savaşlarla geçen uzun yıllar sonucunda, kullandıkları iki tekerlekli savaş arabalarının tekerleklerinin ortaya çıkardıkları sorunlar için çözüm ararlarken Pi sayısını elde etmişlerdir. Mısırlılar Pi’yi 3,1/7 olarak hesaplarlarken bu değer M.Ö. 1650 yılında Ahmes adlı bir katip tarafından kayıtlara geçirilmiştir.

Tarihsel süreç içerisinde ise yeni hesaplamalarla Pi sayısı değişikliğe uğramıştır. M.Ö. 4. yüzyılda Archimedes, kullandığı 96 köşeli çokgen üzerinde yaptığı çalışmalarla Pi’yi 3,10/71 ile 3,1/7 arasında hesaplamıştır. Aradan geçen yaklaşık iki yüzyıl sonra Hint Arbhyata Pi’yi 3,1416 olarak kullanmıştır.

1947 yılında yapılan çalışmalar sonucunda ise Pi sayısının 808 basamağı doğru bir şekilde hesaplarken, 1999 yılına gelindiğinde ise Tokyo Üniversitesi 206,158,430,300 basamağını bulmuştur.

Pi sayısı, matematiksel sabitler içerisinde küresel anlamda en çok etki oluşturanıdır. Bilişim Koleji öğrencileri de okul bahçelerinde Pi figürü oluşturarak bu etkiyi ortaya koydular.

Pi sayısıyla ilgili ilginç bir tesadüf ise ünlü bilim insanı Albert Einstein’ın da 14 Mart 1879 tarihinde doğmuş olmasıdır.

En başarılı özel okullar arasında olan Bilişim Kolejinde, Pi Günü yapılan etkinliklerle öğrencilerimiz tarafından büyük bir coşkuyla kutlandı. Aktif ve öğrenci temelli çalışmalarımızla Ankara kolejler içerisinde öğrencilerimizin gelişimlerini desteklemeye devam etmekteyiz.

Basketbol

Ankara Şampiyonu

Ankara Şampiyonu Belli Oldu

 Gençlik ve Spor Bakanlığının düzenlemiş olduğu Ankara Yıldız Kız Basketbol Turnuvasında Bilişim Koleji,  “Ankara Şampiyonu “oldu.

Ankara’nın en iyisinin belirlendiği Yıldız Kız Basketbol finalinde rakibi Ankara Arı Kolejini 56-49 yendi. Çankaya Bilişim Koleji Yıldız Kız Basketbol Takımı, Türkiye Şampiyonası’na Ankara Şampiyonu olarak gitmeye hak kazandı.

 

 

 

En Kaliteli Özel Okul

Ankara’nın En Kaliteli ve En Yenilikçi Özel Okulu Ödülü

İngilizce Eğitiminde En İyi Olan Okulumuz, En Kaliteli Akademik Eğitimi ve LGS’de Yüksek Başarısı ile Eğitim Yönetimi Derneği Tarafından 2016 ve 2017 yıllarında “Ankara’nın En Kaliteli Özel Okulu” Ödülüne Layık Görülmüştür.

1 Milyon TL

Bilişim Koleji kuruluşu olan Bilişim Vakfı'ndan her yıl üniversite öğrencilerine karşılıksız burs verilmektedir.

51.000 saat "özel ders"

Bilişim Koleji'nde yapılan sınavlarda "çizgi altı" ve "çizgi üstü"nde kalan öğrencilere rehberlik servisi ve eğitim koçluğu sistemi ile 2018 yılında 51.000 saat birebir etüt verilmiştir.

% 100 Yerleştirme

Ankara'da LGS Başarı en yüksek okul  olan kolejimiz 2018 LGS'de 3'ü Ankara Fen Lisesi olmak üzere 18 öğrencisini çeşitli fen liselerine yerleştirmiştir.

Kulüpler

10 Kasım 2018

Kulüpler

Derslerin yoğunluğunu hafifletmek için öğrencilerimize sevdikleri aktiviteleri yapma fırsatı sunduğumuz Bilişim Kolejinde amacımız öğrencilerimizin nefes almalarına yardımcı olmaktır. Sanat ve kültür kulüplerinde beyinlerini dinlendiren öğrencilerimiz hem sosyal hayatlarında hem de derslerinde başarılarını göstermektedir.

 

SolSağ

"En Kaliteli Özel Okul"

Anne babalar olarak hepimiz, çocukların eğitimine çok önem veriyoruz ve beklentilerimizi karşılayacak bir eğitim kurumunu bulmak için çok özen gösteriyoruz. Benim çocuğum bu yıl özel okul bursluluk sınavlarında Bilişim Koleji Bursluluk Sınavına girerek 5. Sınıf öğrencisi oldu ve kendisi de akademik ve sosyal olarak çok ciddi ve sürekli bir gelişim içinde. Bilişim Koleji öğrencileri akademik olarak desteklerken, sosyal yönlerinin de gelişmesi için gerekli olan teknoloji, spor, sanat ve müzikle desteklemesi çocukların kendilerine olan güveninin artmasını sağlıyor. Ayrıca Bilişim Kolejini “İngilizce eğitiminde en iyi kolej” olarak görüyorum. Öğrenciler okulda İngilizce öğretmenleri ile Türkçe konuşamıyorlar ve süreçte yaşayarak öğreniyorlar. Ben bu sebeplerden dolayı çocuğumun eğitiminde emeği geçen okul idarecilerine ve öğretmenlere çok teşekkür ederim.

Velisi Ayşe Cansız